Bu Blogda Ara

3 Haziran 2010 Perşembe

In a moment of sorrow did Cornelian start..

graphics.net/pub/59/59198hrthuy4syh.gif" width=400 height=17 border=0>
glitter-graphics.com

In a sudden fall of mirth,
I did feel that never ending sorrow..
All the things happening around me
Became the real nightmares..
Without knowing how I'm goin' to react,
I found myself in that sudden falling.
There was something wrong with the plan of my life..
I did try to find out the fact
But there were only reacts..

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Oyun sonrası gelişmeler!





Aklımın karışık,saçlarımın kabarık olduğu bir günde yazmış olduğum şahseser "In my fairyland" i bitirdiğim sırada aklımdan geçmişti ingilizce tiyatro sergileme fikri.. neden olmasın dedim işin içinde gönüllü ben varım bi kere,e kendime de son derece güveniyorum bu konu da ..tek yapmam gereken emin olup müdür beye söylemekti,nihayetinde o da hem fikir oldular.Geri kalan iş öğrenci seçmekti.He en zoru Romeo bulmak olucaktı,çok rolu vardı ,sarışın olmalıydı,ingilzcesi intermediate seviye de olmalı,kendine baktırmalıydı.O zamanlar tabi ki ben arka planda director olucaktım...gerisi tahmin etmeniz hiç de zor değil olamadım ki arka planda :)Bi baktım ki Juliet olmuşum ama Romeo'm yok :/ Baş roller tamamlandı.Sonra Paris yaptığım bir öğrencim Romeo olmak istedi ve oldu.Başta kendisinden çok umutsuzddum ama kendileri bana inanmakla,istemekle olabileceğini layıkıyla gösterdi.Kimse ciddiye almamıştı başka,oyunun ingilizce oluşu ,bir de yanlış telaffuz söz konusu olunca herkes gülüyordu.Oyunu okuyan yok,herkes hazıra konuyordu.Bu ben denizi had safha da sinir etmişti.Çünkü 12 saat çalışan ben deniz 2 saatlik aralarımı oyun için feda ediyordum,edecektim de ..istemiştim,heves etmiştim bi kere öyle böyle derken çalışmaların vasat olduğu bir anda Engin (Tybalt) çıkıverdi karşıma,kendileri senelerce tiyatro oynamış ve yönetmiş,ingilizcesi vasat olmasına rağmen :) dinleme yaparak,benim de yeri geldiğinde uyarmamla beraber gidişhata bir yön verdi.Maximum iki buçuk hafta içerisinde kendimizi toparladık.Nefret dolu bakmamız gereken yerlerde cıvıyan arkadaşlara bile bir şekil geldi.En güzel zamanlarımdı...özellikle diyaframımızı açmak için kıçımız yırtılana kadar " taksi,taksi " deyip te konferans salonuna güvenlik görevlisini getirtmek çok komikti.

Oyunumuz harikulade sergilendi.Herkesin umutsuz olarak baktığı oyunumuz büyük ses getirdi.Tekrar isteniyor ama öğrencilerimin finalleri nedeniyle oyun tarihini erteledik.Oyundan bir gün öncesinde dekoru yaptık ki zaten o da patlak verdi,her Romeo deyişim de pencereler düştü :) benim ölümüme dayanamayan Romeo kendini öldürmek istedi ve ölü halde elini muma değdirince tabi insan hali bir irkilme yaşadı ve çok kahkaha patladı.Tybalt ve Romeo'nun kavga sahnesinde Romeo'nun hiddetle "Nooooooooo",Tybalt'ın " Yesssssssssssssss" diyişi yıktı geçirdi :) Benim zaten asıl metinden eklediğim kederli sözlerim herkesin dilinde :) He bir de Hande Yener doğru diyor hor görmeyin kadını orjinali Romio Romio 'dur!

Yakın bir zaman da sizlerle video'yu da paylaşacağım :) sevgiler öpücükler muahhh muahhhhhh

10 Mayıs 2010 Pazartesi

http://www.sakaryagazete.com.tr/sakaryagazete.php?f=&sayfa_id=333333&id=4037&l=1&t=1

25 Mart 2010 Perşembe


glitter-graphics.com

yitirilip gidenlere..

Esaslı İlkbahar..


glitter-graphics.com

Bazen acı çekmek lazım..Önerilere göre yaşanmıyor hayat.Herkesin kendi doğrusu var zaten,benim ki bana doğru! Öneride bulunuyorsun da çekmeyince anlamıyorum ki? Düzelemiyorum! Mutluluklar o an yaşanınca güzel,hatırladıkça çosurdayan yara,tortu,adını sen koy!Kim güzel şeyin sonunu görmek ister ki?Eee planlıyamıyorsun ki,yapıyorsun,içine ediyorsun,bırak toparlama işte: Acıtma ,geri çekil onurunla! Bilmiyorum ki ne düşünüyor,düşünecek.Bitmesin diye kasıyorsun ya işte o anda kendi mezarını kazıyorsun! Hep kendimiz sebep oluyoruz bu yaralara! Bırak seni anlamayan ,üzen adamı/kadını!Onurlu ol! Son yaşadıklarımdan çıkardığım ders: Acele etmiyeceksin ! Değişmeyen felsefem: Her zaman daha iyisi vardır,olacak,sabrın+sen bekle ! Neden bu oldu,neden bu beni buldu…milyonlarca neden bir arada ! Yormuyor mu sizi? Ben yoruldum ya,kafa rahatlığı istiyorum,benden daha beterini yapmışların tavsiyesini değil! Hey kendinize gelin,siz benim kulvarımda değilsiniz,haddinizi bileceksiniz! Seri katil soğukkanlılığımı takındım,he yalnız mı kalıcam? Napayım? Ben şu an mutluyum,isyanım var evet ! İçimde biriktirdeklerim ..Dile getirdiğim an önemli hale gelicek,ama önemsiz kişiler için cümle kurmaya değer mi canlar?

Şu an zevk aldığım şey aynı şeylerin başkasına da söylendiğini görmek,ay yavrum yazık demek!Gülüyorum lannn!


Kırmızı Burun: bunu okumayacak kadar aklın karışık,beni çok yoruyorsun,haddini bilmiyorsun,bencilsin,sana küçük gelenler benim arkadaşlıkta hassas noktalarım: ironi yapmadan direk dile getiriyorum ama cümlelerin altında yatanı anlayamayacak kadar gam da kederdesin!Sevgili için arkadaş harcanmaz,yine bana ağlıyorsun sonuçta!


Arkadaşlarınızın kıymetini bilin,değerlerini hissettirin! Hep onlar sizle..Elin oğlu ,kızı enkaz halinde bırakır,gider: en yakın kapı : dost!

Didi,hep özelsin,bilemezsin,anlatamam ki,sissy sin…

5 Mart 2010 Cuma


..Topuklarımın üzerinde döndüm ve gözlerimden sıcak gözyaşları buz gibi yanaklarıma dökülürken yürüyüp ondan uzaklaştım.Arkamdan telaşla koşturmaısnı bekliyordum ama yapmadı.Gidişimi izledi ve ben köpüklü gri dalgaların arasından eve,İngiltere’ye gidiyormuş gibi hızla uzaklaştım,ta Robert Dudley’ye ona ,istiyorsa o gece metresi olabileceğimi söylemeye gidiyordum,nasılsa kaybedecek hiçbirşeyim kalmamıştı.Onurlu aşkı denemiştim ama sonuçta karşımda yalan ve sadakatsizlikten öte bir şey görmemiştim; zorlu bir yoldu ve sonunda elime sahte bir bozukluk tutuşturlmuştu..




P.S: Alıntıdır.Pay çıkarmak ancak cahilin işi olacaktır.Denemeyin!