Bu Blogda Ara

22 Kasım 2011 Salı

Söyle nerdesin hiç gelmeyen?

Yine uzun bir aradan sonra ben yüzsüzü yine kendimi sana koşarken buluyorum.Hayatım da bir şey eksik,çok doldurmak istediğim bir boşluk..Adam akıllı biri üniversite de oldu.Sevdim bildiğin .Masal gibiydi ,uzundu ,bitti ..Şimdi o mutlu tabi boy boy resimlerini koyuyor ..Ben sadece fotoğraflara bakıp kapatıyorum..neyse ki bitti çünkü bana ilişkide kendi mi anne gibi hissettiriyor ,bencilliğiyle yoruyor ,beni yaşlandırıyordu..Neyse ki bitti ..ayrılık acısından kilo veriyor ailemi üzüyordum..Ta ki babamı ansızın kaybedene kadar.O saçma ayrılığı çok kıymetli babacığımı kaybederek ört bas ettim.Ondan sonra başladı bu sevgi açlığı hiç bitmedi bitmeyecek..Gülen bir yüzün arkasında ki kederi saklamak bana bazen çok ağır geliyor.Babam öldüğünde düşünmem gereken annem vardı,o zaten kahrolmuştu..ben bırakamadım kendimi,göz yaşlarımı yuttum,hiç istemediğim meslek olan öğretmenliği yaparken buldum kendimi.Beğenmediğim meslek,öğrenciler beni bağladı hayata,tutundum yutkuna yutkuna..arada birileri oldu,hiç kayda değer olamadılar.Hep inandım ben,hep bir sevgi açlığı..Ama yok,o kadar zor ki hayatına birini seçmek..Zorlanıyorum,canım acıyacak diye korkuyorum ben ..Etrafımda da yok şöyle evet bu o diyebileceğim..birini beğeniyorum evet,şu “in” filmlerde ki “aşk arayışı içerisinde olup,bulamayan biri” bunu her şekilde yansıtıyor,umursamaz bir kişi gibi görünüp genelde kızların bakabileceği biri..ama normal biri.Tek cazipliği aynı açlığı belki yaşıyor olmamız.Uzun zamandır “sonnet” yazmıyordum,ama birini düşünmem gerekiyordu ve bana İngilizce şarkı sözü yazmam da yardımcı oldu,mutlu sonla bitirdim her zaman kederle sonlandırdığım kalemimi..Yaptıkları çok tutarsız gerçek hayatta,keşke net olabilse..Birine ihtiyacım var,yaşla alakalı değil bu da ben de hakkaten biriyle evlenmek istiyorum artık ciddi ciddi,çok yılış yılış ilişkiler,evlilik güzel ve cazip geliyor bana..Biri çıksa ..ben ona hep şövalye diyorum..çıksa bitecek bu gizli keder..hüsrandan bıktım,temiz duygular sarsa ,rahat etsek?oyunsuz ,plansız,hoş bir birliktelik?sıkıldım.Evet kızgınım! Hiç gelmeyene tüm öfkem,neden bu kadar bekletiyorsun?biliyorum bir yerlerde sen de sıkılyor,haykırıyorsun,sen de özlem içerisindesin..bir gün bitiyor,yeni aydın gün başlıyor ama sen yine çıkmıyorsun..Yine yeni bir yaşım oluyor,kalabalığın içerisinde ben yine tek ve özlem içerisinde,anlık mutluluklara gebe..Gözlerine baktığımda doğduğuma sevinen biri görmek istiyorum,özelleşsin istiyorum o an..gelmiyor ki..ve bu da sana gelsin.



5 Eylül 2011 Pazartesi

Üstümdeki kambur kalkmıştır!


glitter-graphics.com

(bu başlık gizli bir anlam içermektedir!)


Yine asırlar sonra,yazmamaktan küflenmiş parmaklarım,damla sakızlı kahvem ve ben birlikteliği..Tembelim ben bu yazma işinde.Sizin kınamanıza hiç gerek kalmadan ben kendime terlikle dalacağım!Bayram tatilinden sonra işe gelip parmağımı ancak yazın şeysi için oynatmak istedim.Masamı temizledim sekizbinkere..Bayan da yapıyor tabi fekat ben illa antibakteriyel abana abana sileceğim.Kendimi bir aydır tatilde gibi hissediyorum,o değilde benim ev kuşu abim Kemer’e gidiyor,tüm sene ben çalış çalış ben hiçbir yere gidemiyorum yuhannes!Sağolsun eski boss zamanından kalma izinlerim yandı,yeni patronlar “kullansaydınız” demiş :/ ancak hafta sonu kaçamağı tarzı olabilir yapacaklarım ki o da ancak eylül ayında olmalı.Yeni dönem ekim de başlayacak çünkü..İlk derslerde böyle kalbim pır pır atıyor,farklı bir izlenim veriyorum,alışılagelmiş bir öğretmen olmadığımdan olsa gerek..Derste sıkan,bunaltan biri olmak istemem,benim enerjim düşer yani!Renklendiriyorum hep,hele canlı İngilizce bölümleri yok mu..O zaman dil öğrenimi tadından yenmiyor..Benim en çok gıcık olduğum : “Nasıl öğreneceğiz?” sorusu,bu soruyu cevaplamak için o kadar çok zaman ayırıyorum ki..İlk derslerde anlatıyoruz hep bunu..Ya bir de “Onlar niye Türkçe öğrenmiyor?” cehaleti yok mu!Uçan ayakkabı fırlatmak istiyorum,ne kadar acınası buluyorum bu fikri,gerçekten küçümsüyorum varolan cehalet örneğini..Neyse yeter yau şu ingiliş muhabbeti değil mi sayın okuyucu?
Doktorum Kemal Bey “ Gizli depresifsin “ dedi.Doğru dedi,bazen o gülüşler iç acısının,isyanın dışa vurumu,ota boka takma diyorum kendime ama yööakk,kime diyorum? O yüzden bir nevi “relaxation” olsun diye elektro gitar öğrenmeye karar verdim! Biri çalarken ,ya da sevdiğim bir “band” ‘i dinlerken içimde bir şeyler alevleniyor,aslında arka planlarda bir yetenek var biliyorum ama üstüne gitmediğim için tozlu beynimin bir köşesinde sinmiş,şimdi onu temizleme,ortaya çıkarma zamanı geldi.Neden gitar?Sevgili Cumhurcan güya bana bateri çalmayı öğretecekti ama belli bir düzeni yok,anlatma da güçlük çekiyor,ve zaman konusunda sıkıntı yaşıyoruz.Müzik ayrı bir şey,hele çalabilmek tapılası bir yetenek..Ama bateri geçmişim vardı,bunu beynimin tozlu raflarına kaldırmıycam tabi,ona da yüklenme düşüncem var..Hadi bakalım Sinem Şen!
Yirmialtı yaşıma geldim mendebur yirmilik-the gereksiz diş’i çıkarıyorum ya! Benim bu çene ağrıları bundanmış eneee!Dişlerimde çarpıklık varmış bu nedenle tel de takmam gerekebilir,çok sıkıntılı işler yeaa! Bu diş için operasyon geçireceğim bu Cuma :/ kıracaklar benim minnoş çenemi,”scar face “olacağım lan!Tırsıyorum yeminle..Oyyhhh
Çok götindirik bir gün ,pazartesi sendromum tavan yaptı!Bak sen de hala bana yazdırtıyorsun,sana yükleneceğim şimdi!Sanki regl olmuş gibi bir sıkıntı,bir hırrrrr modumdayım bugün!
Son bir şey İngilizce şarkı sözü yazdım lem! Dünyada Yaşayan Uzaylı Kosmos,Mr Todd ve ben müzik gets the best of me yapcaz,ehahha,ben de söylerim ki..
Öperim seni bir daha ki sefere kadar buradan bir yere ayrılmıyorsun ciciş!sayfamı örümcekler bağlamasın! Bak beni örümcek bağladı,anladın sen onu muah 




glitter-graphics.com

TIP! " sevgili blogçum rica etti!"

4 Eylül 2011 Pazar

23 Haziran 2011 Perşembe

MY SONNETS


glitter-graphics.com
I.In my fairy land,did he live

In my fairy land there did live a noble man,the noblest of all.
He had his word that he had never kept.
Once he let the plants be blossoms in my childish,sensitive heart with all the vows of heaven
Was he the violent by a mossy stone,
Half hidden from the eye of evils.
Believe so much in him,
What in faith made me so?
I did pick,him, him,the mighty.
What I wanted was to blow his fears away..
Ouch! Did I manage?
So frown’d he once,when in an angry parle.
This is the poison of deep grief
I do not think’t
I did say that it was my nature
To have a signature ..
I did tell all my deepest feelings a million times
,what he did?
He’d gone..
Left within the world of sorrow,
By the window I stood like a Stone
Counted the uncoming days,but there was no one..
No knocking of the door..
All that I had was the smelling of the sorrow..
As last, Alas, my love, you do me wrong
For I have loved you well and long
..then I did change my mind
I did choose a villageman to sweep the sorrow..


glitter-graphics.com

II.To the Dark LOrd PART I

Once upon a time did he come
We together had the moments of joy..
We did live in a world of mirth
There lived an unknown wizard
To take us apart into the world of thousand..
He,the cruelest,took the mighty
In thedeepest sorrow world was I drawn..
In a feast of lords,he came with his words
Was he the lord of numbers
the darkest of all..
Cruely did he approach'd with his mocking,cynical smile,
Little by little ,he'd taken his revenge on me.
He,the wizard ,wanted him to do so
Sensitivily did he choose his words
to learn my passwords..
Nothing new had been with him..
He was the lord of numbers..
Noble,loyal,kind as the others..
He said his words
I paid with my heart
Even if I tried hard..
In a sudden fall of mirth
I did feel that neverending sorrow..
All the things happening around me
became the real nightmares
without knowing how I'm goin' to react,
I found myself in that sudden falling again..



To the Lord of Darks the one never comes,the one never sees,the one that has never been..


glitter-graphics.com

III-TO the Dark Lord PART II


Saved from the evil wizard did my Dark lord come to my world once more
Disguised as a shepherd did he ask me a favour
It was his voice that helped me to recognize his voice..
Trembled as a coward rabbit
I did approach his world..
I met a changed man
Was he the lord of my dreams..
I let him to hold my hand,to touch my warm lips without fear..
With his warm kisses,he let the blossoms not to fade away..
I was his,he was mine..
He declared to be known so
I agreed with all the gentle behaviour of mine
We,together,began to run away from the shadow of the past
We,together,wished to be swept from the fears with our affectionate love..

IV.To the Dark Lord Part V
Sitting by his castle’s balcony
My Dark Lord thinks of agony
Lightinig his cigar, he dreams of his lady,
The one,who is so -called candy.
They are the miles that take them apart
The folding anger made him depressed
And his sweet lady is in stressed..
He,the indifferent,
She ,the preminet.
Could live the joys of life,together
Was he the one who killed the mirth inside her
For the grace of God,she could relieve..
His tongue was in poison
Like a scorpion..
By closing her eyes,she wished it to stop..
Thanks God ,they are all teardrop..


glitter-graphics.com

V.Never happening tale!

Once upon a time did he stole the heart of Cornelian’s
With the poisoning love words ,
İt was the easiest of all
‘cause he,the deceiver,was the master of these words
That was why the lady called her the Lord of ….
The one what the bard wants to be known as never lived..
So many words were said upon him
Was he the one under the magic of the evil wizard
Did that wizard live at all?
This man known as the Lord ….. once gave his word
All in all were they ever heard..
The cruelest ,disgraced lives the the mirth with his mocking smile
The lady so-called candy ,now ,is under the cemetery
Where she writes her poetry..
There she writes never –ending story..
Here lies the dirtiness of his footprints
Was he scared shitless..
“If this be error and upon me proved,”
I never writ, nor no man ever loved.


by Sinem Şen

Ps: Son iki satır Shakespeare'in 116.sonesinden alıntıdır..


glitter-graphics.com

22 Haziran 2011 Çarşamba

Hele yazmayali asir olmu; lan!

En son blogspot kapatılmak üzere blog yazmayı düşünüp,sisteme girince çoktan kapandığını gördüm.Yazacaklarım,fikirlerim bir düğüm oldu boğazım da .. ne “wordpress” ne de”tumblr” dan bir ad almayı istemedim..Yazacaklarım birikti deyip bir hışımla “wordpress” den aldım,ne mi yazdım?”To the Dark Lord ( ki hiç olmamış olamamışa ) yazdıklarımı yayınladım ve bıraktı.Kabul etmeliyim ki “blogspot “ candır,ciğerdir,yerine geçilemezdir..Zevkine göre temaları ,renk seçimleri vice versa..Özetle özlemişim oğlum!
Peki bunca zaman bu gadın ne etti? Yine yoğun bir iş temposunda kalıp,bahar dönemi gruplarına mayıs ayında bir son verdi,stajı kalktı “kadrolu” eshah örtmen oldu,aday uzman öğreticiden,en helalinden resmen bir İngilizce Öğretmeni oldu..Hala devam etmeli mi etmemeli tereddütleri de olsa..Asıl istediğim hep Drama Hocası olabilmek..çok ta gideceğini biliyorum kendime..
Bu arada çalıştığım kurum kendinden kat kat daha geniş bir kurumla birleşerek zaten var olan gücünü emniyete alarak büyümesinde adım attı..Şu an iki ayrı yer olarak eğitim hayatına devam etmekte..Peki çalışanlarımız? Ben ve Törgut yine kalıcı kişileriz..Yalnız “kendine yönetici” diyen bir hağnımla haşır neşir olmak zorunda kalacağız ki,kimse sevmedi ..sevemedik arkadanş..bu kadar da kendini ön plana çıkarmakla uğraşmaz ki bir insan yavrusu? Ben seni tecrübemle yere sererim lakin pislik yapmaya gelince eskiden göstere göstere yapardım,şimdi ise kurbanıma seri katil soğukkanlılığıyla yaklaşmayı öğrendim.Acele etmeden ,sinsice avıma yaklaşıyorum..Şu an hayatımda üç kişiye feci takmış durumdayım,maskeleri indi,zamanımı bekliyorum..Avucumun içinde oynatıyorum..Kazanıma atıp direk kaynatmayacağım mesela,yavaş yavaş…Hayat enerjimi,güvenimi sömürdüler..Bu arada canım benim burcum YAY, AKREP değil..Şu sıralar yeni kurum için duvarlara resimler çizdim,çok eğlendim,sadece bacaklarıma acıdım lan!


glitter-graphics.com


He bir de ben İstanbul’a taşınan pek değerli kardeşim Dİdimu’yu ziyaret ettim..Sağolsunlar pek iyi ağarlandım..Üç gün gezdik,tepindik,yanımızda dans eden yarım dünya kızları kaçırmak için türlü “kabile dansları” yaptık ve layıkıyla kaçırdık..Hala doymadım,doyamadım..İzmir de ki Ooze tadını aradık bulamayız diye keder yaparken “LINE “ isimli mekan da kendimizi Taksim ‘de tepinirken bulduk..Bir baktık ne görelim İzmir’dendi “lead singer”..Sevinçten gözlerim pörtleye pörtleye saat 4’e kadar tepindim..Solist iki kişi çağırdı ,Nevzat dediği tip Nev çıktı layn! Eneee deyip dinledik sonra ev yollarına düştük..
Çok uzatmak istemiyorum bugün ,özlemişim can seni!Öpücükler!

8 Nisan 2011 Cuma

16 Aralık 2010 Perşembe

Uzun sür müş müş müş



Pek uzun bir aradan sonra yine yazma arzusuyla donanmışken bir bloğuma uğrayayım yahu dedim birden.Olmuyor arkadanş vakit olmuyor.Heh diyorum şimdi bir blog yazayım yok Turgunt gelir yok Emine Hanım gelir ,çekilemiyorum köşeme..öyle bir yoğunluk yaşıyorum ki gün içerisinde kendime ayırabildiğim vakit iki saattir o da uzanabildiğim bir zaman aralığı olmuyor ki..Çok yoğun programımolsa bile yine de mutluyum..devlette çalıştığım iki seneyi hatırlıyorum.Bir kere hakikaten nerde çokluk orda b.kluk yani..Bir kere öğretmenler odası en az on beş kişiyle paylaştığın,gencinden orta yaşlısına karışık insan topluluğundan oluşan bir odacık.Kimi okulun kendi kantini varken,kimisi çayını kendi yapıyor..Öğrencinin had safha da çekiştirldiği,hakkınızda doğum kütüğünüze kadar soruların sorulabileceği,konuşmak,göz göze gelmek istemediğiniz arkasından “cadı,gudubet” diye adlandırdığımız insan türlerinden dolu.Dış görünümüz diğerlerine göre farklıysa( ki o ben oluyorum),ne giyerseniz giyin kilo problemi olmadığı için( yine ben ) kiminin “ senin o elbislerini yırtarım bak “deyişlerinin,diş gıcırdatmalarını “ignore “ edebilirseniz siz de o toplumdan biri olabilirsiniz efenim.Bana sorarsanız her şey den feragat edip ki kastım f*cking KPSS sınavıdır: bu sınava girip ,her şeyden herkesten uzakta,soyutlanmış bir şekilde bir sene hayatınıza devam edebilirseniz,devlette yer alın derim aksi takdirde bendeniz özel sektörde pişmeye çalışan biri olarak şunu söyleyebilirim ki: genç yaşta bu alanda çalışın çünkü öğretmenlik devlette değil de asıl özel sektördeymiş.Önce pişmek lazım bir başka alana geçebilmek için.Kendini gerçekleştirmen lazım.Pişip üniversite de bir kariyer edinme çabası içerisindeyim.Çok sıkı bir tempoda çalışmam ile beraber yine de mutluyum.Çok şey öğrendim ve öğreneceğim.Babamın vefatıyla beraber kendimi çalışırken buldum ve iyi ki de bu hayata önceden atılmışım.Üniversite de yapmadıklarım için pişmanım.Öğretmenlik o an için istemesem bile bir dershane de stajyer olabilirdim.Kendini ispatlama o zaman da belirebilirdi mesela.Yalnız kalmıştım uzun süre bir dönem,bu dönemim bu şekilde değerlendirebilirdim,para da kazanırdım.Gerçekleştirmedim bunu yazık oldu.Üzülüp ağlayacağıma yalnızlığa bunu yapabilirdim.Neyse ki Manisa anılarımı silmiş bulunmaktayım tek hatırladığım üniversite içinde yaptıklarım ve ev ortamım.
Yaşamak istemediğmiz çok şey oluyor ve ne yazık ki ders almış gibi görünsek de illa ki dersimizi üçüncü ve beşinci yaşayışımızda alıyoruz.Bakıyorum ki her hüsrana düşüşüm de sayfama Dark Lord için cümleler yazmışım.Aslında hayatımda yaşanmış diğer hüsranlardan biri.Aynı durumlar ,aynı hisler,yine ilgisiz,kayıtsız bir erkek profili işte..Tek iyi yanı “Sonnet” yazdım lan .Aslında kendisi bunu hiç bilmese anlamasa da her “sonnet “ im de kendisine bir taşlama,ironi gelmiş bulunmakta..:) bu beni eğlendiriyordu tabi..fantastic öğelerle beraber geleceği gören gözümle hüsrana uğrayacağını belirtmişim zaten.Ben saygı duyuyordum kendisine aslında,fazla paylaşımcı gördüm kendimi,zaht ı muhterem tam bir “carefree” yaşayışı olan hani rockçı profili vardır dağınık ve pis derler ( bence pis değiller de),”cool” olmaya çalışır,ilgisiz bir görüntü çizip içinde fırtınalar,tornadolar kopan onlardan biri ama dağınık ve pis olamayan profildi.Can sıkmıyordu başta sonralarında sergilediği davranışlarında ki tutarsızlık,ne istediğini bilmemezlik katmer katmer soğuttu “ bi sittir “ ya dedirtmedi değil yani!Bu yaşa ulaşmış insanlar da ,askerlik yapmış insanlarda hep bir beklentimiz olur : Bu gün görmüş arkadanş deriz yok abi nerde gün görmemiş,günü gösterilir yahu bunun dersin :) Kendisi gözümden hayli düştü.Ne olursa olsun dost kalabileceğimiz bir yerimiz vardı,karşılıklı iyiliğimizi istememiz dışında zaman zaman birbirmizi ararız özel günelrde diye düşünmüştüm.tam bir “ hırt” çıktı. Neysaaaa insanlığı buymuş .
Yazdığım “To the Dark Lord” lara ne olacak peki sevgili takipçi? Ehuuee orda şahsa değil de esere bir bağlanma söz konusu var bir kere arkadanş!
Hişş bak daha ne diyeceğim ben sana? Bu sene de “Hamlet” i oynayacağız ,pek bir sinir olduğum Ophelia değil de Hamlet’in zilloş analığı olacağım. Macbeth i oynayacağız diye bir sürü gotik ve g*tik öğeler bulmamla beraber çoktan aşina olduğum oyuna,role bürünüp çalışmalara yönelmeliyim Hakketen vay be dedirttirmeliyim bu sene.Gaza geldim hağğğnııııığım!

Ama ama bir şey daha bir şey daha ya benim doğum günüm 5 kere kutlandı arkadanş bu sene canlı müzikli,balonlu.Yirmi beş bir geldi tam geldi yahuuuuu.Öğrencilerim içlerinden koparak yaptı böyle hep özel şeylerdi,hediye olsun ,günü bitsin denilen şeyler gibi değildi..özel hissettirdi.Gerçekten bana özel bana özeldi.Yirmi birinci doğum günümden sonra küsmüştüm ben doğum günlerine,bir gözü kopasıca en güzel günümü zehir etmişti..Şu an senle konuşuyorum diye unuttum sanma bir kere? Geçeceksin bunu!
Neyse gelir geçer doğam bugün bana bunları söyletti,iki dakika da da değişebilir değişmez de yalnızca ben bilirim ben bilicem tabiğğğğ!Şimdi kaybol kayıtsız,ne istediğini bilmez,kaplumbağa kılıklı.Hadi canem herkeşee selamlar!