16 Aralık 2010 Perşembe

Uzun sür müş müş müş



Pek uzun bir aradan sonra yine yazma arzusuyla donanmışken bir bloğuma uğrayayım yahu dedim birden.Olmuyor arkadanş vakit olmuyor.Heh diyorum şimdi bir blog yazayım yok Turgunt gelir yok Emine Hanım gelir ,çekilemiyorum köşeme..öyle bir yoğunluk yaşıyorum ki gün içerisinde kendime ayırabildiğim vakit iki saattir o da uzanabildiğim bir zaman aralığı olmuyor ki..Çok yoğun programımolsa bile yine de mutluyum..devlette çalıştığım iki seneyi hatırlıyorum.Bir kere hakikaten nerde çokluk orda b.kluk yani..Bir kere öğretmenler odası en az on beş kişiyle paylaştığın,gencinden orta yaşlısına karışık insan topluluğundan oluşan bir odacık.Kimi okulun kendi kantini varken,kimisi çayını kendi yapıyor..Öğrencinin had safha da çekiştirldiği,hakkınızda doğum kütüğünüze kadar soruların sorulabileceği,konuşmak,göz göze gelmek istemediğiniz arkasından “cadı,gudubet” diye adlandırdığımız insan türlerinden dolu.Dış görünümüz diğerlerine göre farklıysa( ki o ben oluyorum),ne giyerseniz giyin kilo problemi olmadığı için( yine ben ) kiminin “ senin o elbislerini yırtarım bak “deyişlerinin,diş gıcırdatmalarını “ignore “ edebilirseniz siz de o toplumdan biri olabilirsiniz efenim.Bana sorarsanız her şey den feragat edip ki kastım f*cking KPSS sınavıdır: bu sınava girip ,her şeyden herkesten uzakta,soyutlanmış bir şekilde bir sene hayatınıza devam edebilirseniz,devlette yer alın derim aksi takdirde bendeniz özel sektörde pişmeye çalışan biri olarak şunu söyleyebilirim ki: genç yaşta bu alanda çalışın çünkü öğretmenlik devlette değil de asıl özel sektördeymiş.Önce pişmek lazım bir başka alana geçebilmek için.Kendini gerçekleştirmen lazım.Pişip üniversite de bir kariyer edinme çabası içerisindeyim.Çok sıkı bir tempoda çalışmam ile beraber yine de mutluyum.Çok şey öğrendim ve öğreneceğim.Babamın vefatıyla beraber kendimi çalışırken buldum ve iyi ki de bu hayata önceden atılmışım.Üniversite de yapmadıklarım için pişmanım.Öğretmenlik o an için istemesem bile bir dershane de stajyer olabilirdim.Kendini ispatlama o zaman da belirebilirdi mesela.Yalnız kalmıştım uzun süre bir dönem,bu dönemim bu şekilde değerlendirebilirdim,para da kazanırdım.Gerçekleştirmedim bunu yazık oldu.Üzülüp ağlayacağıma yalnızlığa bunu yapabilirdim.Neyse ki Manisa anılarımı silmiş bulunmaktayım tek hatırladığım üniversite içinde yaptıklarım ve ev ortamım.
Yaşamak istemediğmiz çok şey oluyor ve ne yazık ki ders almış gibi görünsek de illa ki dersimizi üçüncü ve beşinci yaşayışımızda alıyoruz.Bakıyorum ki her hüsrana düşüşüm de sayfama Dark Lord için cümleler yazmışım.Aslında hayatımda yaşanmış diğer hüsranlardan biri.Aynı durumlar ,aynı hisler,yine ilgisiz,kayıtsız bir erkek profili işte..Tek iyi yanı “Sonnet” yazdım lan .Aslında kendisi bunu hiç bilmese anlamasa da her “sonnet “ im de kendisine bir taşlama,ironi gelmiş bulunmakta..:) bu beni eğlendiriyordu tabi..fantastic öğelerle beraber geleceği gören gözümle hüsrana uğrayacağını belirtmişim zaten.Ben saygı duyuyordum kendisine aslında,fazla paylaşımcı gördüm kendimi,zaht ı muhterem tam bir “carefree” yaşayışı olan hani rockçı profili vardır dağınık ve pis derler ( bence pis değiller de),”cool” olmaya çalışır,ilgisiz bir görüntü çizip içinde fırtınalar,tornadolar kopan onlardan biri ama dağınık ve pis olamayan profildi.Can sıkmıyordu başta sonralarında sergilediği davranışlarında ki tutarsızlık,ne istediğini bilmemezlik katmer katmer soğuttu “ bi sittir “ ya dedirtmedi değil yani!Bu yaşa ulaşmış insanlar da ,askerlik yapmış insanlarda hep bir beklentimiz olur : Bu gün görmüş arkadanş deriz yok abi nerde gün görmemiş,günü gösterilir yahu bunun dersin :) Kendisi gözümden hayli düştü.Ne olursa olsun dost kalabileceğimiz bir yerimiz vardı,karşılıklı iyiliğimizi istememiz dışında zaman zaman birbirmizi ararız özel günelrde diye düşünmüştüm.tam bir “ hırt” çıktı. Neysaaaa insanlığı buymuş .
Yazdığım “To the Dark Lord” lara ne olacak peki sevgili takipçi? Ehuuee orda şahsa değil de esere bir bağlanma söz konusu var bir kere arkadanş!
Hişş bak daha ne diyeceğim ben sana? Bu sene de “Hamlet” i oynayacağız ,pek bir sinir olduğum Ophelia değil de Hamlet’in zilloş analığı olacağım. Macbeth i oynayacağız diye bir sürü gotik ve g*tik öğeler bulmamla beraber çoktan aşina olduğum oyuna,role bürünüp çalışmalara yönelmeliyim Hakketen vay be dedirttirmeliyim bu sene.Gaza geldim hağğğnııııığım!

Ama ama bir şey daha bir şey daha ya benim doğum günüm 5 kere kutlandı arkadanş bu sene canlı müzikli,balonlu.Yirmi beş bir geldi tam geldi yahuuuuu.Öğrencilerim içlerinden koparak yaptı böyle hep özel şeylerdi,hediye olsun ,günü bitsin denilen şeyler gibi değildi..özel hissettirdi.Gerçekten bana özel bana özeldi.Yirmi birinci doğum günümden sonra küsmüştüm ben doğum günlerine,bir gözü kopasıca en güzel günümü zehir etmişti..Şu an senle konuşuyorum diye unuttum sanma bir kere? Geçeceksin bunu!
Neyse gelir geçer doğam bugün bana bunları söyletti,iki dakika da da değişebilir değişmez de yalnızca ben bilirim ben bilicem tabiğğğğ!Şimdi kaybol kayıtsız,ne istediğini bilmez,kaplumbağa kılıklı.Hadi canem herkeşee selamlar!

5 Eylül 2010 Pazar

sıkma canımı kitipiyoz!


glitter-graphics.com

iki haftadır çözemediğimiz götindirik mevzuyu kendilerinin teşrifleriyle konuşacağız,çözücez demiyorum Osman dikkat!üç gün de bir ben hayatta mı endişesiylen arıyorum zaht -ı muhterem i,sağolsunlar yaşadıklarını teyit ediyorlar ve telefon görüşmelerimiz bundan öteye gitmiyor..ee peki orta da ne mi var? önüme arkama sağıma soluma bakıp bulamıyorum ki cevabı? ben şımarık ve bencil oluyorum,sadece özlediğim birini arıyarak..üç gün de bir aramayıiki hafta da bir aramaya çıkarsam sonra kat sayısını arttırıp birden düşürebilirim mesela?ne dersin bebeğim?ucundan güzel zamanların hatrına çekiyorum ama gelince çok laflar hazırladım kendisine...aslında gelecek parlak değil gibi..kendimden eminim ama zahtımız bu gidişleriyle sonumuzu mezara götürüp diri diri gömmekte.hayırlısı olsun inşallah diyeceğim ..yeter ama di mi benzer şeyler yaşayan bir kişilik olarak ben hala ne için direttiğimi ,neden sessiz kalıp izlemekte ,sonuc üzerine teori üretmekteyim.Nihayetinde sonlanacak efenim durumumuz,yas tutmayacağım ben sevdim arkadaş.benim sevgimden ona ne?en iyisini diler ve isterim..kırıklıklarımı alır kendim tedavi ederim..görse anla sa zaten adım atardı.!Hamlet bile hareketsizlik trajedisi yaşarken sonunda gözünü karartıp eylemi gerçekleştirdi.Dark Lord dedik dedik adam çekti kendini ?Neden ,sebep ,gerekçe göstermeksizin?Eminim ilk sözleri şu olacak :sen çok iyisin ama.....konuşamdan ağzına ağzına vuracağım.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Karanlık kişiliğe ithafen..


glitter-graphics.com


çok canım sıkılıyy bloğum.bu dark lord beni anlamıyor,görmüyor.ne zaman beni anlayacak?iletişim eksikliğimiz var ..bencil oluyorum her seferinde,kendileri istediklerini durmaksızın sıralarken ben ortaya çıkarışımda şımarık oluyorum ben.damarıma damarıma basıyor her seferinde."ilgi müptelasıyım" arkadanş napayım.günün belli bir bölümünü ayırsan ,bunu yaşatsan olmaz mı yani? bu kadar zor olan nedir? bunların yapılmaması bende şüphe uyandırıyor..ciddi güven sorunum var.aşmam için ilgi görmem lazım.nasıl bir imaj çiziyorum bilemedim?cepte keklik mi ?bilemedim.ama bu British gururum buna izin vermiycek sanırım.alttan alamıycak.kalp kırmayayım diye debelenirken kalbi kırılan oluyorum.Şahika aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa 'sı basıyorum sonra.damarıma basmamasa var ya gül gibi geçinicez..ama yok yok yok anlamiy.zor değilim ki ben?hep bunlarda sonnet yazmaya itiyor kardeşim.insanın kafasında cevap alamadığı sorularının olması ne kötü..cuma geleceğini söyledi..telefonda sövmek kolay da yanyana olunca çok yutkunası geliyor insanın.o anda üzülüyorsun...e şimdi de üzülüyorum.sevmek yetmiyor,yetmez de..Kendi kafa sağlığım için üzüldüğüme emin olduğumda hayır demeyi bilmem gerekecek.konuşacağız belki çözülcek ve belki de bitecek.bilemedim,göremiyorum da müneccim miyim? peki ne garanti ki?tek istediğim geleceğimle alakalı şöyle kafamın rahat olması sonra bakayım işime gücüme..çok şey istemiyorum ..sadece bu.kodumunun zamanı engel çıkarıyor önüme.

2 Ağustos 2010 Pazartesi

To the Dark Lord Third





Sitting by his castle’s balcony
My Dark Lord thinks of agony
Lightinig his cigar, he dreams of his lady,
The one,who is so -called candy.
They are the miles that take them apart
The folding anger made him depressed
And his sweet lady is in stressed..
He,the indifferent,
She ,the preminet.
Could live the joys of life,together
Was he the one who killed the mirth inside her
For the grace of God,she could relieve..
His tongue was in poison
Like a scorpion..
By closing her eyes,she wished it to stop..
Thanks God ,they are all teardrop..

28 Temmuz 2010 Çarşamba

tuhaf insanlar..


glitter-graphics.com


Başlığa yazdım "tuhaf insanlar" diye ama tuhaf olan bende olabilirim.Hassasım ben hassas,özel gündeyim diye midir nedir daha da bir ince düşünüyorum nedir?Her zaman gülebileceğim bir tavra bugün yutkunarak yaklaştım mesela.Anaerkil tavrıda tasvip etmiyorum ben onu yapma,bunu yapma,sus..Bu nedir? öğretmenim misin? annem? diktatör? lider olma meraklısı?konuşmama katlanamıyorsan beni niye davet ediyorsun? gelmeseydim bugün bunu hissetmez,şu an bu satırlar yerine üçüncü sonnetime kafa yorar olurdum mesela? Yazık lan ,değer mi benim kuş kalbimi incitmeye?ayıptır ,günahtır,vicdansız,kitapsız,her bişey seni!benim illa kabuğumamı çekilmem gerekiyor arkadanş? ben hiç sosyalleşe miyecek miyim?sosyalleşcem diye yobazlaştırıyorsunuz beni!ideolojine sokayım senin!göt,bok,sıç..töbe töbe allam.sıç,bok töbe töbee allam! yanlıslıkla aklimin içine girmis..göt böceklibok töbe töbe inneatayna.. sıç eneee töbe allaam töbe töbe kadının götü bok yemis..allaam çok töbe.

Diğer bir sıkıntım : ah Dark Lord vah Dark Lord,herkeşin sevdiceği dizinin üstünde iken ben şu an niye kıçımın üstünde oturuyorum,seninle olmak varken? eneee burası benim evimmiş:p hem sana da kızıyom ki ben ,en birinci ben kızıyom ki.sen de bi arada kayıtsız ,ilgisiz takılıyorsun kafanın üstüne oturasım geliyor,ensene bi tane şapalak patlatmak istiyorum böyle,kızarsın felam =) innaatayna allaım.kafam hiç rahat değil sonum senatoruim olucukkk,ay germeyin üzmeyin beni noolusunuzz lan artıkın! sevin lan beni sevin!hem iş de yoruyor artık.Herkeşler tatil yaparken ben deniz beyaz peynir yeaaa,hak mıdır,möbahhh mıdır layn? Geçen yaz ne güsel ben - didi götgöte ,dizdizeydik..Ooze vardı ne güsel,kokudan sarhoş olmuştum,ayaklarımın üstünde depin depin depindirik oldum.He geçen sene bir ayrılık yaşamıştım ben =) na kadanda önemsiz geliyörrrrrrrrrrrrrrr gözüme bak şimdi,ayyy.benim için tahmin edilmesi zor olmayan bir son,aynı hatayı ikinci yapış =) üçüncüsü bir daha olursa satanistler yisin lem beni,olmadı gönderin beni am-azon a hannibal lar bayram etsin,ee artıkın ben de toplu oldum artık,zayıflıktan terfi ettim tombiş bir tonton oldum :) göbeğim var yeminle seviyom onu bakım yapıom ona :p he ben artık kızıl da değilim kiee ben artık morumtırak ,kırmızımtırak öyle bir şeycikim.ehueee!

P.S: Dr House izlemek istiyorum,ama uyutuyor o beni yea! Yeni dizi ar elimde The warehouse iyi bişe ama işten güçten vakit ayıramadım yeaaa.fekat bendeniz korku insanıyımm,dabbeyi izlemedim,ama götüm yemiyy tek başıma,gerçek olan şeyler damarlarıma kadannn tırstırıyor yeminne.abawww.

hade öperim!

22 Temmuz 2010 Perşembe

anlık iniş ve çıkışlar



Ne olacak bu anlık huy değişimlerimiz ?sonunu kestiremediğim belirsizlik..iki bin on iki de dünyanın sonu geliyormuş?sen hala strateji peşinde koş,gülüyorum bi tarafımla..İnsanlık..bazen kişinin kendini insan gibi hissetmesi iyi güzel de hayvanlaşmamak lazım ya di mi?neler söyleyim üç saniye sonra dediklerimizin tersini yapıyoruz ya işte orda kopuyor,lafın arkasında durmak lazım! nasıl bir kayıtsızlıktır yareppim anlamadım! bazı şeyler cüret gerektirir ,bu eylemin gerçekleşmesi için bu cüreti vermiyorum ki ben?incelikler yüzünden ya insanları yaklaştırıyoruz ya da uzaklaştırıyoruz : şöyle bir gerçek var ki uzaklaştırmak her insan da aynı tepkiyi yaratmaz! mesela ben uzaklaştırılınca seri katil soğukkanlılığına bürünebilen bir insanım,hata mı yapıyorsun düzeltmeyi bileceksin arkadanş!(bu arada Placebo gözümsün!)neden insanlar birbirlerinin hayatına ederler ki iki günde?ulen benim gibi iki simli kaleme,paket içinde olan herşeye eneeeeeeeeeee paket hurrayyyyyyyy diye çığlık atabilen birini nasıl olur da çözemezsin?ama doğuştan getirdiğimiz odunlukları,kayıtsızlıkları gözardı ettim bak şimdi töbee!bu kadar zor mu ya haberleşmek?tüm içtenliğinle arıyorsun ve aldığın cevaplar ...hayır demek lazım tabi..

TIPs: Çok fazla umut bağlama S.Şen
Umudu al allahın ağacına çapıt olarak as
İnsan satma
Dediğinin araksında dur,
Hayır demeyi bil
Adam ol yola gel laynnnnn!
Ödün verme asla,sen hep bu sun ,değişme!



13 Temmuz 2010 Salı

Dark Lord


glitter-graphics.com


Dark Lord:
içimde sana beslediğim duygular ansızın senin atandığını öğrenince ortaya çıkıverdi.Uzun bir dönem güvensizlik yaşamamla beraber seninle bu duygular geri döndü..nasıl olcak,ne olacak bilemeden seninle olmak istiyorum..Güzel olsun ,değsin istiyorum.Hayal kırıklığı ise yaşamak istediğim son şey..bırakmak istiyorum kollarına ,sevgine kendimi...bugün kırdın incittin beni ama..Heves yapıp aldığım cevap beni hayal kırıklıpına uğrattı.Kendimi birden kaybolmuş buldum.Anlaşmak bu kadar zor olmasa gerek bunu neden başaramadık buna cevap bulamıyorum..İncindimm.acı çekiyorum...

23 Haziran 2010 Çarşamba

Once upon a time did he come
We together had the moments of joy..
We did live in a world of mirth
There lived an unknown wizard
To take us apart into the world of thousand..
He,the cruelest,took the mighty
In thedeepest sorrow world was I drawn..
In a feast of lords,he came with his words
Was he the lord of numbers
the darkest of all..
Cruely did he approach'd with his mocking,cynical smile,
Little by little ,he'd taken his revenge on me.
He,the wizard ,wanted him to do so
Sensitivily did he choose his words
to learn my passwords..
Nothing new had been with him..
He was the lord of numbers..
Noble,loyal,kind as the others..
He said his words
I paid with my heart
Even if I tried hard..
In a sudden fall of mirth
I did feel that neverending sorrow..
All the things happening around me
became the real nightmares
without knowing how I'm goin' to react,
I found myself in that sudden falling again..



To the Lord of Darks the one never comes,the one never sees,the one that has never been..


glitter-graphics.com


by Cornelian

3 Haziran 2010 Perşembe

In a moment of sorrow did Cornelian start..

graphics.net/pub/59/59198hrthuy4syh.gif" width=400 height=17 border=0>
glitter-graphics.com

In a sudden fall of mirth,
I did feel that never ending sorrow..
All the things happening around me
Became the real nightmares..
Without knowing how I'm goin' to react,
I found myself in that sudden falling.
There was something wrong with the plan of my life..
I did try to find out the fact
But there were only reacts..

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Oyun sonrası gelişmeler!





Aklımın karışık,saçlarımın kabarık olduğu bir günde yazmış olduğum şahseser "In my fairyland" i bitirdiğim sırada aklımdan geçmişti ingilizce tiyatro sergileme fikri.. neden olmasın dedim işin içinde gönüllü ben varım bi kere,e kendime de son derece güveniyorum bu konu da ..tek yapmam gereken emin olup müdür beye söylemekti,nihayetinde o da hem fikir oldular.Geri kalan iş öğrenci seçmekti.He en zoru Romeo bulmak olucaktı,çok rolu vardı ,sarışın olmalıydı,ingilzcesi intermediate seviye de olmalı,kendine baktırmalıydı.O zamanlar tabi ki ben arka planda director olucaktım...gerisi tahmin etmeniz hiç de zor değil olamadım ki arka planda :)Bi baktım ki Juliet olmuşum ama Romeo'm yok :/ Baş roller tamamlandı.Sonra Paris yaptığım bir öğrencim Romeo olmak istedi ve oldu.Başta kendisinden çok umutsuzddum ama kendileri bana inanmakla,istemekle olabileceğini layıkıyla gösterdi.Kimse ciddiye almamıştı başka,oyunun ingilizce oluşu ,bir de yanlış telaffuz söz konusu olunca herkes gülüyordu.Oyunu okuyan yok,herkes hazıra konuyordu.Bu ben denizi had safha da sinir etmişti.Çünkü 12 saat çalışan ben deniz 2 saatlik aralarımı oyun için feda ediyordum,edecektim de ..istemiştim,heves etmiştim bi kere öyle böyle derken çalışmaların vasat olduğu bir anda Engin (Tybalt) çıkıverdi karşıma,kendileri senelerce tiyatro oynamış ve yönetmiş,ingilizcesi vasat olmasına rağmen :) dinleme yaparak,benim de yeri geldiğinde uyarmamla beraber gidişhata bir yön verdi.Maximum iki buçuk hafta içerisinde kendimizi toparladık.Nefret dolu bakmamız gereken yerlerde cıvıyan arkadaşlara bile bir şekil geldi.En güzel zamanlarımdı...özellikle diyaframımızı açmak için kıçımız yırtılana kadar " taksi,taksi " deyip te konferans salonuna güvenlik görevlisini getirtmek çok komikti.

Oyunumuz harikulade sergilendi.Herkesin umutsuz olarak baktığı oyunumuz büyük ses getirdi.Tekrar isteniyor ama öğrencilerimin finalleri nedeniyle oyun tarihini erteledik.Oyundan bir gün öncesinde dekoru yaptık ki zaten o da patlak verdi,her Romeo deyişim de pencereler düştü :) benim ölümüme dayanamayan Romeo kendini öldürmek istedi ve ölü halde elini muma değdirince tabi insan hali bir irkilme yaşadı ve çok kahkaha patladı.Tybalt ve Romeo'nun kavga sahnesinde Romeo'nun hiddetle "Nooooooooo",Tybalt'ın " Yesssssssssssssss" diyişi yıktı geçirdi :) Benim zaten asıl metinden eklediğim kederli sözlerim herkesin dilinde :) He bir de Hande Yener doğru diyor hor görmeyin kadını orjinali Romio Romio 'dur!

Yakın bir zaman da sizlerle video'yu da paylaşacağım :) sevgiler öpücükler muahhh muahhhhhh

10 Mayıs 2010 Pazartesi

25 Mart 2010 Perşembe


glitter-graphics.com

yitirilip gidenlere..

Esaslı İlkbahar..


glitter-graphics.com

Bazen acı çekmek lazım..Önerilere göre yaşanmıyor hayat.Herkesin kendi doğrusu var zaten,benim ki bana doğru! Öneride bulunuyorsun da çekmeyince anlamıyorum ki? Düzelemiyorum! Mutluluklar o an yaşanınca güzel,hatırladıkça çosurdayan yara,tortu,adını sen koy!Kim güzel şeyin sonunu görmek ister ki?Eee planlıyamıyorsun ki,yapıyorsun,içine ediyorsun,bırak toparlama işte: Acıtma ,geri çekil onurunla! Bilmiyorum ki ne düşünüyor,düşünecek.Bitmesin diye kasıyorsun ya işte o anda kendi mezarını kazıyorsun! Hep kendimiz sebep oluyoruz bu yaralara! Bırak seni anlamayan ,üzen adamı/kadını!Onurlu ol! Son yaşadıklarımdan çıkardığım ders: Acele etmiyeceksin ! Değişmeyen felsefem: Her zaman daha iyisi vardır,olacak,sabrın+sen bekle ! Neden bu oldu,neden bu beni buldu…milyonlarca neden bir arada ! Yormuyor mu sizi? Ben yoruldum ya,kafa rahatlığı istiyorum,benden daha beterini yapmışların tavsiyesini değil! Hey kendinize gelin,siz benim kulvarımda değilsiniz,haddinizi bileceksiniz! Seri katil soğukkanlılığımı takındım,he yalnız mı kalıcam? Napayım? Ben şu an mutluyum,isyanım var evet ! İçimde biriktirdeklerim ..Dile getirdiğim an önemli hale gelicek,ama önemsiz kişiler için cümle kurmaya değer mi canlar?

Şu an zevk aldığım şey aynı şeylerin başkasına da söylendiğini görmek,ay yavrum yazık demek!Gülüyorum lannn!


Kırmızı Burun: bunu okumayacak kadar aklın karışık,beni çok yoruyorsun,haddini bilmiyorsun,bencilsin,sana küçük gelenler benim arkadaşlıkta hassas noktalarım: ironi yapmadan direk dile getiriyorum ama cümlelerin altında yatanı anlayamayacak kadar gam da kederdesin!Sevgili için arkadaş harcanmaz,yine bana ağlıyorsun sonuçta!


Arkadaşlarınızın kıymetini bilin,değerlerini hissettirin! Hep onlar sizle..Elin oğlu ,kızı enkaz halinde bırakır,gider: en yakın kapı : dost!

Didi,hep özelsin,bilemezsin,anlatamam ki,sissy sin…

5 Mart 2010 Cuma


..Topuklarımın üzerinde döndüm ve gözlerimden sıcak gözyaşları buz gibi yanaklarıma dökülürken yürüyüp ondan uzaklaştım.Arkamdan telaşla koşturmaısnı bekliyordum ama yapmadı.Gidişimi izledi ve ben köpüklü gri dalgaların arasından eve,İngiltere’ye gidiyormuş gibi hızla uzaklaştım,ta Robert Dudley’ye ona ,istiyorsa o gece metresi olabileceğimi söylemeye gidiyordum,nasılsa kaybedecek hiçbirşeyim kalmamıştı.Onurlu aşkı denemiştim ama sonuçta karşımda yalan ve sadakatsizlikten öte bir şey görmemiştim; zorlu bir yoldu ve sonunda elime sahte bir bozukluk tutuşturlmuştu..




P.S: Alıntıdır.Pay çıkarmak ancak cahilin işi olacaktır.Denemeyin!